boyama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
boyama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2020 Salı

Cennette


Her şey stumpwork çuha çiçekleri ile başladı..Tek tek işlediğim çiçekleri kumaştan kesip üst üste biriktirdikçe, gerçeklikten koptum sanki..Buralarda olmayan, olmayacak bir çiçek bahçesine daldım, çocukken kırlarda koşup topladığım gelincikler, papatyalar gibi, ellerimle tek tek çuha çiçekleri topladım..


Sonra onlara kutu gibi, hacimli bir şekilde yapıştırabileceğim bir çerçeve aranırken, küçük bir market rafında karşılaşıverdik, benim istediğim şekildeki, renkteki, ölçüdeki bu beyaz çerçeveyle..


Çiçeklerime uygun stencıller yaptım içine, kenarlarına..Eskittim, renklerin üzerine renklerle derinlikler vermeye çabaladım..


Ve, her baktığımda, elim ayağım tutarak uyandığım her sabahın, nefes alabildiğim bir günün daha bizlere verilen ne büyük bir hediye olduğunu anımsamak için bu etiketi ekledim..Cennette bir gün daha..Uyandığımda görebileceğim bir yerlere asacağım ve topladığım taze kır çiçeklerinin kokusunu genzimde hissederek, kendi cennetine uyanabilmenin keyfiyle gerinerek kalkacağım yataktan..Başkalarının cehennemlerine değil, kendi cennetine uyanan tüm güçlü kadınlara gelsin bu post..Elinin değdiği her yeri cennete çevirebilen üretken blog dostlarıma sevgilerle..

24 Şubat 2020 Pazartesi

Sabah Kahvesi



Güzel bir süngerli doku çalışması niyetindeydim zaten..Şöyle hayvanlı da olsun istiyordum, bir de kahveli-hayvanlı bir dekupaj resmi bulunca tam oldu..



Şu her yerde olan siyah metal tepsilerden aldım bir tane, önce parlak yüzey astarı, sonra zemin boyası, sonra ver elini süngerle dokunun büyülü dünyası..Vizon kahve ile başladığım tamponlama çalışmaları, koyu bulunca rengi biraz, "az biraz da zemin renginden", "yok biraz da resmin içindeki maviden" derken derken, içime sinene kadar devam etti gitti..Ama yok, nedense kesmedi beni yine de, azıcık kenarlara antik metalik boya, sanki yağlıboya eskitmeymiş gibi, sonra biraz da stencil yine aynı metalikle..O mu eskidi, ben mi yaşlandım bilmiyorum ama, bir sabah kahvesini hakettik galiba sonunda:))

22 Ekim 2019 Salı

Maviş





Kedicikleri yapıp yapıp, bir kenara kaldırmak olur mu hiç? Bir işe yaramalı ama, değil mi? Bizim maviş için alt kısmını yapışkanlı kağıtla kapladığım bir kutu en uygunu..Gözlerinin renginde..Üzerine kediciği keçe iğneleme ile yerleştirdiğim mavi kumaşı da kapağı kaplarken kullandım..Artık maviş kedi tığlı, yumaklı bir şeylere bekçilik edecek..Hiç de sevmezler ya kediler bunları:))





Maviş kedi görevinin başına, ben de hızlı transferle süslediğim süt şişemin onuruna yine bir "tahinli" partisine..Hiç de sevmem ya bunları :))

16 Temmuz 2019 Salı

"Tamamlama"m Tamam mı?



Daha önce sadece bir kere denemiştim..Sevdiğim bir arkadaşımın yeni evine bir tepsi..Denizli, dalgalı bir tepsi yine..Ama renk bilgisi gerektiriyor çok, sabır gerektiriyor, beceremezsem sırıtıyor, çok pis oluyor..Ama bir defa daha denemek istedim bu sefer de kendim için..Resim tamamlama yaptım bu tepsiye..


Tabii en büyük övgü, "neresi resim,neresi, tamamlama anlaşılamıyor" olması..Ama galiba fotoğrafta daha başarılı görünüyor..Ya da belki de başarı" tamamen kusursuz"luğunda değil de, "başarılı bir -mış gibi" halinde..Bilmem? Siz verin kararınızı? 

4 Mart 2019 Pazartesi

Çiçekli Tepsi


Boyamaya devam..One stroke çiçekler, çözene kadar epey uğraştığım incecik dallarla birleşince, beyaza boyadığım metal tepsiyi böyle süslediler işte..





Kuşlar içine yuva yaptı, bir mum yakıp seyrine bile daldı..İyi haftalar..Yuvasında ışık saçan tüm kuşlara..

28 Şubat 2019 Perşembe

Eski Defterler



Bazen insanın alışık olduğuyla devam etmesi daha güzel oluyor sanki..Bu kahve kutusu..Freeshoptan alıp eve getireli, içindeki kahvesini içip bitireli yıllar oldu, ama bu teneke kutuya sevgim hala taptaze..Kapağı öyle sıkı kapanıyor ki, içindeki kahveyi aylarca bayatlatmıyor..Üstelik etiketini de hiç bir iz kalmadan sökülebilir yapan firmasını hep şükranla anarım :))





Bu seferki cicisi  de kağıt dekupaj, üzerindeki fincanı, kurabiyesi ve çiçeği de hamur kabartma..Biraz da böyle kullanalım, sonrasına bakarız yine..Kavanozum, eskimeyen sevdiğim..

20 Şubat 2019 Çarşamba

Çiçek Çiçek Bahara Davet



Madem tepsilerden gidiyoruz, bir tane daha gelsin mi? "evde kendi kendine one stroke" çalışmalarımdan yine..Yine aynı malum ahşap sunum tahtası tepsilerinden birine..Bu sefer tepsiyi hiç boyadan, sadece ortasına desenler ekleyerek..Tabii üzerlerini vernikleyerek de.





Tüm çiçeklerin tam da hayalimdeki gibi olduğunu söylemek zor olsa da, en azından yavaş yavaş fırça tutmaya, çizgi çizmekten korkmamaya başlıyorum.Benim gibi "çöp adam bile çizemeyen" birisi için aşama katetmeye başladığımı ben bile fark edebiliyorum.

Neyse, çiçekler zamanla daha da gelişecek olsalar da, tepsi tamamdır, hayalimdeki gibi oldu tam da..Yalnız ben bu çiçek böcek işlerinden kolay sıkılan biriyim, onu ne yapacağız, şimdilik bilemiyorum:))  

Bu post, kar yağışının eli kulağındayken, 1. cemrenin düştüğü bu gün, bahara bir davet olsun o zaman, karlı dağları aşsın da gelsin artık.. 

18 Şubat 2019 Pazartesi

Tepsiler İç İçe



Bu model, Filiz Türkocağı'na ait..Buram buram biz kokusundan anlaşılıyor zaten değil mi? Annelerimizin dantelleri, dedelerimizin nazar boncuğu..Mutlaka bir tepsi örtüsü yapmalıyım derken, evdeki English Home sunum tahtasının tepsisi aklıma geldi..Önce tepsiyi bembeyaz yapmak lazımdı tabii..Keten üzerine işleyince, tam tepsi ölçüsünde kestim, kenarlarına dantel..Bu örtü model kenarları dantelsiz olmaz gibi geldi bana..



İçine cam mı kestirsem de korusam örtümü, pvc mi kaplatsam da daha kullanışlı olsa derken, evdeki orta deseni artık bozulmaya ramak kalmış paşabahçe tabak veya tepsicik, her ne ise işte, içine oturuvermez mi? Tepsiler sıkı sıkıya iç içe geçip, benim kanaviçemi böyle, olduğundan düzgün, işledğimden gözalıcı yapmazlar mı? Hayır model güzel, şema süper ama, günlük hayata uymayınca kullanılmıyor, bilirsiniz..Ben sıkça kullanılacak bir şey istedim bu sefer, öyle özendim..

Neyse, bir takım hoş sürprizler biraraya geldi yine, beni de el işimi de kurtardı..Adı geçenlerin hepsine ayrı ayrı teşekkür eder,  sizin de aklınızda bulunsun, derim..Bir de "Nazar değmesin"..:))

30 Ocak 2019 Çarşamba

Çok çok


Bu aralar çok çok çalışıyorum, birini alıp birini bırakıyorum, bitiriyorum, diziyorum, duramıyorum..Hava kötü olduğu günler, canım sıkkın olduğu günler, keyfim yerine geldiği günler, her gün bir bahane bulup, çalışıyorum. Akıl sağlığımı korumanın yolu diye sarılıyorum galiba işe-güce..


Kuşlu masa örtüsü..Kendisinden önce biten koca iğne yastığı ile poz veriyor..Defolu reyonundan alıp, dökülen boyasını yenilediğim stand ile birlikte..Toplu fotoğraf, çoklu fotoğraf..Bahara kadar böyle gidecek galiba..:))

18 Aralık 2018 Salı

Yeni Yıl Demek



Kokina demek een öncelikle benim için, küçük evimizde, henüz plastik çam ağaçları da icat edilmediğinden belki de, koca bir demet kokinayı, üzerine kar gibi pamuklar serpiştirerek süslerdi annem, her dikenli demet, bana onun yumuşacık ellerini hatırlatır işte..

Tatlı bir şeyler demek, hele de şeker hamuru çıktığından beri çoban püskülü yapraklarıyla, kokinalarla, kar taneleri ile süslü bir şeyler..Benim çocukluğumda vazgeçilmezimiz kütük pastaydı ama, artık o kadar eksildik ki o kara bulanmış kütüğün etrafından, boğazımdan geçmiyor, pek yanaşmıyorum artık..



Noel Babamız hep vardı da, geyikleri henüz yabancıydı bize, bizimkisi doğrudan bacadan atlardı içeri..:)) Kardan adam yapabildiğim bir yılbaşı hatırlamıyorum, şubat tatillerinin eğlencesiydi kar o yıllarda İstanbul'da..Trifle konusuna ise hiç girmiyorum, hayali bile ne mümkün, Hamburger yemek için bile ortaokul yıllarını bekleyen nesildenim ben, pardon :))



Ama galiba een değişmeyen, her yeni yıla tazecik umutlarla girmek, şüphelerle kirletmemeye çalışmak, ağız tadı hayali ile güzel bir sofra etrafında sevdiklerinle birlikte olmak, el yapımı bir vazo içinde renklendirirken bir demet kokina evi, geçen bir yıla daha şükretmek demek..

10 Aralık 2018 Pazartesi

Ganimet



Hiç de yeni yıl arifesi değildi, yılın o birbirine benzer, pek de sönük günlerinden biriydi belki de..Herkes ellemiş, bakarken üzerindeki süsleri zedelemiş, sadece kırmızı benekli bir galvaniz kova kalakalınca ortada, kenara ayırmışlar, defolu dememişler adına da, 2. kaliteye düşüvermiş işte..Ben onu ışıltılı Aralık günlerine yakıştırdım, biraz kurdele, bir kaç dal çiçek..Ben onu o "2. kalite" hali ile sevdim, tekrar 1. kaliteye çıkartmaktı tek gayem..

Sonra, yine sıradan bir gün, canlı saksılara yeterli vakti ayıramadığımdan şurada-burada yolculuklardan, yapma çiçeklerin arasında dolaşırken reyonda, yılbaşına en yakışan, adı hep çok hoşuma giden bir "Atatürk Çiçeği" ile karşılaşınca, o da bana kayıtsız kalmayıp "saksıma yakışacağını" fısıldayınca kulağıma, aldım getirdim onu da yanımda..İyi ki getirmişim benim saksı terzi işi gibi, tam ama tam da ona uydu..Ganimetler topladım, kendileri eşleşti, farklı enstrümanlardaki farklı notalar gibi bir araya gelince bizim salonun şarkısı oldular yılbaşı için..Konu mankenlerini da hatırlarsınız, Rudolfo ile hanımı..Bir kaç yıldır bizle yaşıyorlar:))

Belki de bir başka bakmak lazım etrafa, belki de içindeki cevheri görmek lazım defolu, 2. kalite, eski, hatalı, bozuk dediklerimize..Belki doğru şarkıyı çalabilmek için eksik nota sizdedir, belki de herkes ikinci şansı hak ederken, şans verdikleriniz size şans getirir..Kim bilir?

24 Kasım 2018 Cumartesi

Pembe Çiçekler, Pembe Umutlar


One stroke uğraşılarım içinde en çok mum, mumluk, cam boyamaları sevdim galiba..Desen desen, renk renk, sonsuz bir deniz..Hele farklı renk mumlarla daha da farklı oluyor, yüzlerce kombinasyon yani..



Pembe, benim için, toprak tonlarıyla, kremlerle, bejlerle güzel..İstanbul'daki evin salonundaki monotonluğu pembelerle kırmayı sevdim ben, ee, English Home de çok yardımcı oldu tabii, ne yalan söylemeli..Kışı da özlemişiz bu arada, şimdi salonumun fotoğraflarını sizlerle paylaşırken bir defa daha anladım, durun, yeni yıl da gelsin bir, güzel olacak inşallah, her yeni yıl, yeni umutlarla gelir, iyi olacak inşallah bu kış..Soğansız da olsa olur, bedende can olsun da, yavan ekmek yeter insana, yanında sevgilinin ılık nefesi estikten sonra..

16 Kasım 2018 Cuma

Kırmızılara Devam



Mutfağa kırmızı dokunuşlara devam..Sırada bir de tepsi var..Servis tepsisi olarak ne kadar hoş da dursa, aslında tuz, karabiber, ıvır zıvır, ocak yanındakileri derli toplu tutma amacıyla süslendi.. 





Yazısı el yazısı, bildiğiniz, benim yazım yani, kopyalayıp, boyadım kalemle, mükemmel olmayarak, mükemmel bir görünüme kavuştu bence,özel seçilmişlerden..nefis... 

Hafta sonunuz özel geçsin, güzel geçsin..

12 Kasım 2018 Pazartesi

Bir Kırmızı Buse



Bazen çok şey yapmak gerekir güzelleştirmek için, bazen de hiç bir şey..Bu kesme tahtası o "hiç bir şey istemeyenlerden" işte..Zaten güzel..Güzelliğinin yanında, kendini alt raflarda unutulmuş bulduğum dükkanda bambunun vakarına yakışmaz bir uygun fiyatta..Mutfağa her girişte "günaydın, bir kahve?" diye sesleniyor.. 



O zaman, minik kırmızı bir öpücük, onu mutfağa eklemeye yeter de artar bile dedim..Biraz da rafya, "hoş geldin" hediyesi..Zaten "güzeldi",  "tam benlik" oldu..

30 Ekim 2018 Salı

Yenilemelere Başlamışken



Zamanla evdeki işler eskidikçe, zevkler değiştikçe, ya da "şöyle yeni bir soluk gelsin o paha biçilemez "anlara" " dedikçe, yenilemek güzel..Hazır yapabiliyorken, becerebiliyorken, el-ayak tutuyorken..




Üzeri aşçılı, kareli, puantiyeli peçetelik, salondaki "gül fırtınası"ndan nasibini aldı..Yazılı bir peçete, güllü bir peçete ile birleşti, soluk ve neredeyse boyutlu stencil dokunuşları ile zenginleşti, küçük güllü fincanlarla süslendi..Sonrası vernik, vernik, vernik..Sonbahar tadında, kış tadında, yuva tadında bir değişiklik oldu..Haydi bakalım, bir kahve içimi, sonrasında yeni projelere yolculuk..



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...