10 Aralık 2018 Pazartesi

Ganimet



Hiç de yeni yıl arifesi değildi, yılın o birbirine benzer, pek de sönük günlerinden biriydi belki de..Herkes ellemiş, bakarken üzerindeki süsleri zedelemiş, sadece kırmızı benekli bir galvaniz kova kalakalınca ortada, kenara ayırmışlar, defolu dememişler adına da, 2. kaliteye düşüvermiş işte..Ben onu ışıltılı Aralık günlerine yakıştırdım, biraz kurdele, bir kaç dal çiçek..Ben onu o "2. kalite" hali ile sevdim, tekrar 1. kaliteye çıkartmaktı tek gayem..

Sonra, yine sıradan bir gün, canlı saksılara yeterli vakti ayıramadığımdan şurada-burada yolculuklardan, yapma çiçeklerin arasında dolaşırken reyonda, yılbaşına en yakışan, adı hep çok hoşuma giden bir "Atatürk Çiçeği" ile karşılaşınca, o da bana kayıtsız kalmayıp "saksıma yakışacağını" fısıldayınca kulağıma, aldım getirdim onu da yanımda..İyi ki getirmişim benim saksı terzi işi gibi, tam ama tam da ona uydu..Ganimetler topladım, kendileri eşleşti, farklı enstrümanlardaki farklı notalar gibi bir araya gelince bizim salonun şarkısı oldular yılbaşı için..Konu mankenlerini da hatırlarsınız, Rudolfo ile hanımı..Bir kaç yıldır bizle yaşıyorlar:))

Belki de bir başka bakmak lazım etrafa, belki de içindeki cevheri görmek lazım defolu, 2. kalite, eski, hatalı, bozuk dediklerimize..Belki doğru şarkıyı çalabilmek için eksik nota sizdedir, belki de herkes ikinci şansı hak ederken, şans verdikleriniz size şans getirir..Kim bilir?

8 Aralık 2018 Cumartesi

Zamanı Geldi


Bu ay başladı mı, yıl bitmiştir artık..Defterlerin kapandığı, borç-alacak cetvellerinin çıkarıldığı, önümüzdeki yıl için yıllık planların yapılmaya başlandığı günlerdir bunlar.."Yeni yılda yeni bir ben" adına sözlerin verildiği, acısıyla tatlısıyla geçen o yılın sadece tatlı anılarını hatırlamaya çalışarak ve acı anıların dilde bıraktığı o paslı tadı belki de şöyle mükellef bir sofra başında silmeye çalışarak geçirilecek yılbaşı gecesine hazırlıkların yapıldığı günlerdir..

Yalan da olsa o defterlerin kapandığı, yani durup durup yine, yeniden açılacak olsalar da; insan nefsi alacağına şahin, vereceğine karga olsa da; o yıllık planlara rağmen, hepimiz sonunda hayatın planını yaşayarak tamamlasak da o "gelecek" yılı..Güzel, bunları düşünmek de güzel..

Şimdi, hepsinin zamanıdır işte..Yılbaşı kutusundan yüreğimizdeki ışıltıları çıkarmanın, içimizdeki çocuğu evi şıkır şıkır süslemesi için izin vermenin, tutamayacağımız sözler verirken yine, kendimize yılda bir defacık da olsa herkese gösterdiğimiz anlayışı göstererek, karşısına geçtiğimiz aynada, "aferin kız, yine ölmedin her şeye rağmen" diye gülümsenin ve sırtımızı sıvazlamanın-tamam, kendi kendine kolay olmuyor, o halde omuzumuza bir öpücük konduruvermenin :)) - Zamanı Geldi..

Kaçırmayın..  





28 Kasım 2018 Çarşamba

Bahçem



Biraz zeytin, biraz lavanta, limon ağacı olmadan olmaz, tamam, yeni moda ama bir saksı da kumkuat..Bahçem işlerken böyle hayal ettim saksılarını..Diktim, budadım, hasat ettim hatta..Bahçede geçti günlerim..Renkler, toprak saksılar beni başka diyarlara taşıdı, bitsin istemedim..Belki de bazen, aynı evin içinde, aynı koltuktan kalkmadan tatile gitmenin, bağ bahçe içinde zaman geçirmenin, kafa dağıtmanın en iyi yolu iğne-iplik..Buyurun, siz de koparın bahçemden canınız ne çektiyse, ürün çok, ürün verimli, topladıkça çoğalıyor, paylaştıkça artıyor, sevgi gibi.. 

24 Kasım 2018 Cumartesi

Pembe Çiçekler, Pembe Umutlar


One stroke uğraşılarım içinde en çok mum, mumluk, cam boyamaları sevdim galiba..Desen desen, renk renk, sonsuz bir deniz..Hele farklı renk mumlarla daha da farklı oluyor, yüzlerce kombinasyon yani..



Pembe, benim için, toprak tonlarıyla, kremlerle, bejlerle güzel..İstanbul'daki evin salonundaki monotonluğu pembelerle kırmayı sevdim ben, ee, English Home de çok yardımcı oldu tabii, ne yalan söylemeli..Kışı da özlemişiz bu arada, şimdi salonumun fotoğraflarını sizlerle paylaşırken bir defa daha anladım, durun, yeni yıl da gelsin bir, güzel olacak inşallah, her yeni yıl, yeni umutlarla gelir, iyi olacak inşallah bu kış..Soğansız da olsa olur, bedende can olsun da, yavan ekmek yeter insana, yanında sevgilinin ılık nefesi estikten sonra..

16 Kasım 2018 Cuma

Kırmızılara Devam



Mutfağa kırmızı dokunuşlara devam..Sırada bir de tepsi var..Servis tepsisi olarak ne kadar hoş da dursa, aslında tuz, karabiber, ıvır zıvır, ocak yanındakileri derli toplu tutma amacıyla süslendi.. 





Yazısı el yazısı, bildiğiniz, benim yazım yani, kopyalayıp, boyadım kalemle, mükemmel olmayarak, mükemmel bir görünüme kavuştu bence,özel seçilmişlerden..nefis... 

Hafta sonunuz özel geçsin, güzel geçsin..

14 Kasım 2018 Çarşamba

Bizim Justine



Bugünkü tarifimiz Justine..Daha doğrusu Foodie’nin Justine pastasının pratik hali..Tembel Justine belki de :)) Keki hazır çünkü, siz sıkça kullandığınız favori bir pandispanya tarifiniz ile de yapabilirsiniz tabii..Sade herhangi bir kek yeterli bence..Ama kayısı ile bademin bu mükemmel uyumu, üzerine bir de beyaz çikolata eklenince..Anlatılmaz, soluksuz yutulur..Galiba benim için biraz da Dedeme giderken Cihangir’deki pastaneden aldığımız damalı pastanın o minik karelerini birleştiren kayısı reçeline, kekin üstündeki kavurulmuş bademlerin tadı karışırken damağımda kalan o tat, koku ve çocukluğum..İşte karşınızda..



1 pk.Hazır Sade Pasta Tabanı    
İçi: 
125 gr.Kuru Kayısı     
1,5 çay bardağı Su     
1 çay bardağı Toz Şeker    
Kreması:
1 kutu Krema     
200 gr. Beyaz Çikolata
Üzeri: 
1 tatlı kaşığı Margarin     
50 gr.File Badem     

Bir gece önce beyaz çikolatalı kremayı hazırlamak için bir sos tenceresinde krema ısıtılır, ateşten alınıp içine küçük parçalara kırılmış beyaz çikolata eklenip karıştırılarak buzdolabına kaldırılır. Kayısılar da yıkanıp, bir kasede suyla bir gece bekletilir.

Ertesi gün önce kayısılar içinde bekledikleri suyla, şeker de ilave edilerek yumuşayana kadar pişirilir ve blendır’dan geçirilir. Soğumaya bırakılır. Bir tavada margarin eritilip, file bademler arada hafifçe ters yüz edilerek kavurulur ve soğumaya bırakılır.

Hazır kekin arasına önce kayısı püresi sürülür. Üzerine biraz beyaz çikolatalı krema dökülüp, biraz badem serpilir. Kekin diğer yarısına da biraz krema sürülüp, üzerine kapatılır. Kekin üzeri ve yanları krema ile kaplanır, üzerine bademlerin kalanı serpilerek servise kadar buzdolabında bekletilir.

Afiyet Olsun..Çocukluğunuzun tatları damağınızdan hiç kaybolmasın..

12 Kasım 2018 Pazartesi

Bir Kırmızı Buse



Bazen çok şey yapmak gerekir güzelleştirmek için, bazen de hiç bir şey..Bu kesme tahtası o "hiç bir şey istemeyenlerden" işte..Zaten güzel..Güzelliğinin yanında, kendini alt raflarda unutulmuş bulduğum dükkanda bambunun vakarına yakışmaz bir uygun fiyatta..Mutfağa her girişte "günaydın, bir kahve?" diye sesleniyor.. 



O zaman, minik kırmızı bir öpücük, onu mutfağa eklemeye yeter de artar bile dedim..Biraz da rafya, "hoş geldin" hediyesi..Zaten "güzeldi",  "tam benlik" oldu..

6 Kasım 2018 Salı

Bir Parça Keçe



Şu bir parça keçeden neler çıkıyor? Kesince atmayan kenarları ile bir süredir hepimizin gönlünne taht kuran keçelerden kutular, sepetler yapmak harika oluyor..



Bu sepet de basit bir altıgenden..Köşelerden ortaya doğru birer uzun çentik atıp biraraya getirince tamamdır..Fazla malzemeye ulaşılamayan her yerde, hem üretmenin keyfini yaşatıyor insana, hem de iş görüyor..Kucakta yünlerle evin içinde dolaşmaktansa, eskilerin dediği gibi, "5 dakikada Beşiktaş", gerçi artık İstanbul'da 5 dakikada herhangi bir yere varabilmek mümkün değil ama, olsun..:)) 

30 Ekim 2018 Salı

Yenilemelere Başlamışken



Zamanla evdeki işler eskidikçe, zevkler değiştikçe, ya da "şöyle yeni bir soluk gelsin o paha biçilemez "anlara" " dedikçe, yenilemek güzel..Hazır yapabiliyorken, becerebiliyorken, el-ayak tutuyorken..




Üzeri aşçılı, kareli, puantiyeli peçetelik, salondaki "gül fırtınası"ndan nasibini aldı..Yazılı bir peçete, güllü bir peçete ile birleşti, soluk ve neredeyse boyutlu stencil dokunuşları ile zenginleşti, küçük güllü fincanlarla süslendi..Sonrası vernik, vernik, vernik..Sonbahar tadında, kış tadında, yuva tadında bir değişiklik oldu..Haydi bakalım, bir kahve içimi, sonrasında yeni projelere yolculuk..



18 Ekim 2018 Perşembe

Yeni Yenileme


İsveç nakışı ile yastıkları yenileyince, aynı yerdeki abajura da bir şeyler yapmak gerekti..Öncelikle mavi abajur ayağına rölyef pastayla şekiller yapıp, rengini değiştirmekle başladı her şey..


Sonra, yastıklara çok benzer bir kareli kumaşı abajur başlığına göre kesip, yapıştırarak son buldu..Arkadaki ek yeri de böyle oldu işte, kenarlarına yapıştırdığım bordür burada da çok işime yaradı..



Ama en güzeli, en zevklisi ikisinin arasındaki kısım benim için her zaman..Her bir kareyi, 4 etamin karesi gibi hesaplayarak, çarpı işi bir kalp ekledim işledim abajur başlığına göre kestiğim kumaşa..İşlemenin ardından yapıştırınca kusursuz oldu görünüm, bayağı havalı oldu bizimkisi..

Daha aklımda ne fikirler var, biraz böyle dursun, gelecek daha yeni yenilemeler, yolda hepsi..



10 Ekim 2018 Çarşamba

Kahvaltılık Soslar



Bir süredir, zaman zaman yaptığım şu acı soslardan sürekli yapmaya başladım. Bizim evdeki gurme, peynirle, taze biberlerle, ama ille de kepekli ekmeklerle bu soslar olmadan kahvaltıya oturmaz olunca, önce dışarıdan, hazır olanlardan almaya başladık, sonra maharetli hanımların ellerinden çıkma olanlarla devam ettik ve sonunda şunun sarımsağı iyiydi, bunun kimyonu derken, kendi karışımlarımızla devam etti alışkanlığımız..



Çalışmalar sonucu kendi damağımız için ulaştığımız en ideal karışımları paylaşmak istedim bu akşam, belki denemek isteyenler olur, zaten yapanlardan, hatırlayanlar olur, hafta sonuna tekrar yapar, afiyetle yerler, bir de onlar da kendi ideal karışımlarını benimle paylaşırlar..

Not: Hepsinin ortak noktası, ev salçası kullanılması..Yani eskilerin deyimiyle "pabucuma sürseniz yenir", bizimki biraz daha allayıp pullamak sadece..Sarımsağı olabildiğince az tuttuk ki, çevreye vereceğimiz zarar en aza insin :))

İlki; Susamlı Salçalı Ezme..Susamın içine kattığı çıtırlık, daha keyifle yenmesini sağlıyor..

1 kase Biber Salçası
2 diş Sarımsak
1 su bardağı Zeytinyağı
1 kase Susam
1 çay bardağı Dövülmüş Ceviz İçi
1 Bağ Maydanoz

Tavada zeytinyağında maydanoz dışındaki tüm malzeme 5 dakika pişirilir. Ocaktan alınıp, kıyılmış maydanoz eklenerek karıştırılır. Kavanozlara alınır.

Bir diğeri; Baharatlı Ezme..Daha yakıcı, daha kokulu..

4 Ceviz, dövülmüş
2 çorba kaşığı Biber Salçası
2 çorba kaşığı Domates Salçası
1/2 çay kaşığı Kimyon
1/2 çay kaşığı Tarçın
1/2 çay kaşığı Yenibahar
1/2 çay kaşığı Karabiber
1 Tatlı kaşığı Pul biber
1 diş Sarımsak, dövülmüş
1/2 çay bardağı Zeytinyağı

Tüm malzeme macun kıvamına gelene kadar karıştırılır. Kavanozlara alınır.



Sonuncusu da; Ekmekli Ezme..Biraz daha koyu kıvamlı, acil durumlarda meze yerine de geçer..

3 çorba kaşığı Domates Salçası
3 çorba kaşığı Biber Salçası
1 çay bardağı Dövülmüş Ceviz İçi
2 dilim Ufalanmış Bayat Ekmek İçi
2 diş Dövülmüş Sarımsak
1/2 çay bardağı Zeytinyağı
1/2 çay kaşığı Kimyon
1/2 çay kaşığı Pul biber

Tüm malzeme macun kıvamına gelene kadar karıştırılır. Kavanozlara alınır.

Bol kokulu ve iştah açıcı bir post oldu bu seferki, daha fazla kalamayacağım, gidip biraz ekmek üstü bir şeyler yapmalıyım, afiyet olsun şimdiden yapanlara, yiyenlere, yapmaya niyetlenenlere..


8 Ekim 2018 Pazartesi

Herkes Dikebilirmiş



Ayakkabı torbası..İhtiyaçtan değil, "arzu nesnesi" :)) Hem dikiş çalışmaları kapsamında, hem de şu sevimli spor ayakkabıları aplike etmek isteğimden..



Bu kitap çok güzel..Benim gibi acemiler için detay detay anlatımlı, insanı korkutmayıp, cesaret verenlerden..Biraz da çalışmalarım bu kitaptan olacak ara ara anlaşılan..Anladık birbirimizin dilini, iyi anlaştık..



Üst üste keçelerden ayakkabılar, neredeyse ayağına geçirip çıkıvermek istiyor insan dışarı..Evet, herkes ufak tefek de olsa dikiş dikebilirmiş..

6 Ekim 2018 Cumartesi

Öğrenmenin Yaşı Yok


Öğrenmeye çalıştıklarım arasında bir de "one stroke" var..Çiçek, yaprak, ıvır, zıvır, fırçanın tek darbesi ile yapılabileceklerin şemaları elimde, videoları önümde, masamda koca bir resim defteri ve fırçalar, boyalar, boya karıştırdığım tabaklar, boya dolu fırçalar gire çıka rengi iyice koyulaşmış sular..



Ama galiba mumları boyamak, tepsiler, tabaklardan daha çok hoşuma gitti benim, daha farklı geldi belki de..Çalışıyorum, deniyorum, yapıyorum, siliyorum, öğrenmeye gayret ediyorum..Öğrenmenin yaşı yok, herkese bu kış yeni bir şeyler öğrenmeyi tavsiye ediyorum..Galiba, hasar gördüğünde kendini tamir etmeyen nadir organlardan beyin için, genç tutabilmek ve zamana biraz olsun karşı koyabilmek için bundan başka da yapılabilecek bir şey yok..

4 Ekim 2018 Perşembe

Sıcacık Ekoseler


Ekose sonbaharın desenidir benim için..Püsküllü kenarını kocaman bir iğne ile tutturduğumuz o kolejli eteklerimizin moda olduğu günlerden beri Eylül'dür hatta zamanı da..

Bu yastığı aslında geçen kış diktim..Ama sonbahar niyetineydi yine de..Kırmızı koltuğun üstüne yakışsın istedim, bir de soğuk günlere..





Dışı için güzel bir eteklik kumaş aldım, pek kolay da kırışmıyor, ortasındaki yırtmacından görünen kısım duck kumaşı, dikerken tereddütlerim vardı ama, hem renk, hem de doku olarak pek yakıştırdım birbirlerine..Yeni bir aşk mı doğdu ne? :))



İşte arkası da böyle.".Dikiş dikmeyi öğreniyorum" çalışmalarımdan bir sayfa daha sizlere..Böyle böyle öğrenir miyiz bir gün şu dikiş işini?" İnternet sen nelere kadirsin" veya 
"kursa gitmeden kursu insanın ayağına getiriyor şu bloglar" mı? Çalışa çalışa insan yetenek pek olmasa sa kıvırabilir mi bir şeyleri? Bakıcaz artık. görücez hep beraber:))

28 Eylül 2018 Cuma

Yine Bu Melekler, Yine Güller


Şu benim  renkten renge, şekilden şekile soktuğum abajurum..Televizyon duvarından artan duvar kağıdı ile kaplamıştım, sonra alt kısmına biraz da kurdele ekledim.



Bir ara da gövdeyi fildişi yaptım, açık renk boya, üzerine yağlı boya ile eskitme işte, bildiğiniz..Ayrıntıları, girinti çıkıntıları çok olduğundan, bu tür dokunuşlar pek iyi geliyor..


Veee, güller..Salonu güllerle donatırken, bir bu eksik kalmıştı :)) İşte sonuç..



Bursa ketenine işledim, ekru üzerine pembeleri pek yakıştırdım. Sonra da avizeciye gitti bir abajur kalpağı haline gelebilmek için..Kendi kendime kapladıklarım da olmuştu daha önce ama, bu sefer evladiyelik olsun, yıkayıp yıkayıp kullanılsın istedim, sonuçtan da çok memnun kaldım..



Acaba bir ara bu melekleri de hiç eskitme falan yapmadan, şöyle düz, dümdüz bir kırık beyaza mı boyasam, ya da kese kağıdı gibi bir kreme? Bilmem, bu kış bakarız artık :))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...