takı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
takı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2015 Çarşamba

Biraz Daha Takı


Oradakiler, uzaktakiler, yakındakiler, tüm blog dostlarım, nasılsınız?  Kolyelerimle geldim ben bu gün. En sevdiğim renklerden yeşillerle, biraz da yeşili parlaklığı ile canlandıran sarılarla hazırladım kolyelerimi..Püsküllü olan boğazlı kazakların boynuna, şöyle uzun mu uzun, kazağı şıklaştıracak, beni daha ince-uzun gösterecek türden..Kısa olan, belki de asker yeşili bir gömlek içine, ama ille de bir kotla, beni hem şık hem de spor gösterecek türden..


Havalar elbet düzelecek, o ılık, güneşli günler geri döndüğünde, bütün bir gün dışarılarda geçerken lazım olacak hepsi de..Kışın çalıştıklarımız, ürettiklerimiz, süslesin bizi yaz günlerinde..

İşte, yeni bir yıl, yeni zevkler, yeni renkler, yeni üretimler.. 

Her gününüz birbirinden verimli ve güzel geçsin..


25 Aralık 2014 Perşembe

Yalancı Bahar


Bahar geri gelmiş gibi..Evlerde durulmuyor, insanın içinde bir kıpırtı, bu yalancı bahara inanası geliyor..Biz de bu öğleden sonra Pendik'te Marina'ya gitmekten alıkoyamadık kendimizi. Açık havada güneş altında oturup iyice içimize çektik güneşi..

Dönerken de bir kaç demet çiçekle evimizden içeri sokmak istedik bu yalancı baharı..Bostancı'yı bilenler bilirler, her yerde çiçekçilerle karşılaşırsınız bizim buralarda.. En güzel kokulusundan bir kaç demet, bütün salona yaydı o güzel baygın kokusunu.. Ve vazonun yanından sarkıttım bahar rengi yeni küpelerimi..Yani sadece küpe halkasına geçiriverdiğim boncuklarımı..Bu yalancı bahar kandırıverdi işte hepimizi, yoldan çıkarıverdi..

Herkese buralardan sevgiler, güneşli güzel günler..




24 Aralık 2014 Çarşamba

Haftanın Ortası


Çalıştığım zamanlarda hafta ortası, "of daha kaç gün kaldı hafta sonuna" idi benim için. Hafta sonuna kadar yetişmesi gereken proje adımlarının sıklaştığı gündü, yeni bir karar veya haberle başlanılan bir hafta ise, fırtınanın azaldığı ama hala tam dinmediği, yeni hafta başlamadan da bitmeyecek göründüğü gündü..pek de iç açıcı değildi yani, karışıktı, kalabalıktı, hızlıydı, telaşlıydı..



Şimdi ise, "hazır ortalık boşken ve sakinken dolaşalım biraz" günü..


"Hafta sonu çok yemişiz, biraz dikkat edelim" demeye başladığımız ama 2-3 gün sonra yine çok yiyeceğimizi bildiğimiz zamanlar..


Kedilerin sularının, mamalarının azalmaya başladığı, ama ne mutlu ki, kimsenin de onları unutmadığı günler..


Bugün de yine bir hafta ortasına yakışır şekilde sokaklardaydık sabahtan..Sakin bir kafede Türk kahvesi ile başladık güne.. Eski günlere inat sade, huzurlu, yavaş ve tadını çıkararak her bir anın..

Günün devamını da yine takılarla geçireceğim..Hep söylüyorum, ev hayatının sizi eşofman, salaş kazak/tayt sarmalına sokmasına izin vermemelisiniz. Hem zaten vakit de varken artık, neden giyinip, kendi elimizden çıkan takılarımızı kuşanıp gezmeyelim ki..Bir zincir, bir metre kurdele yetmez mi süslenmek için bazen de..  

İstanbul'da bir hafta ortasında, herkese iyi haftalar..

17 Aralık 2014 Çarşamba

Siyaha Dönüş


Bugün kapalıydı hava, hatta ara ara yağmurlu..Yine dışarılardaydık, evin dışında ama daha kapalı, korunaklı yerlerde..Kapalı bir havada Hıdiv Kasrı..Bahçedeki sandalyeler ne kadar soğuksa, hüzünlüyse, duvarlarında klasik Türk müziği nağmeleri yankılanan kahvaltı salonu o kadar sıcak ve neşeli.. İşte, beyaz da hüznün rengi oluyor eğer boşsa, yalnızsa, ilgisiz kalmışsa..

Ben bu aralar takı yaparken genellikle siyahı tercih ediyorum. Hüzün çağrıştırmıyor bana siyah, biraz çayın demi gibi yaşanmışlık hissettiriyor, her şeye uyum sağlamayı hatırlatıyor, duruluğu, sadeliği, sessizliği ifade ediyor..Elimden çıkanlar bu aralar daha çok siyahlar ama hepsinin ayrı bir hikayesi var, hepsinin ayrı bir ruhu..Bu yıl rengim siyah galiba..Ama en neşelisinden, en umut vereninden, en parlağından, en dinamiğinden..Durmak, sıkılmak, boşvermek yok..Siyahın bile en hızlısından..


Bu gömlek yakası nasıl hüzün verir ki insana? Sizin de içinizi neşeyle kıpır kıpır kıpırdatmıyor mu dantelin o kıvrımları?


Eski bir kemerin parçaları deri ile buluşup bileklik oluverdiler..


Zincirler ve taşlar..Birlikte ördüm hepsini..


Kat kat deri ipler, çeşit çeşit gümüş boncuklarla..Deri ceketlerin içine iyi gidecek..


Son bir kaç yıldır sarı zincirler beyazlarla içiçe..Metal tokalı kemerleri kolyeye uydurma derdine de son..


Metal denilince, kalp olmadan da olmuyor..


Bir kaç figür bir zincire dizildiler mi, neşeli bir bileklik oluveriyor..


Sadece halkalar, modern bir görüntü oluşturmuyorlar mı? Anahtarlık halkaları bunlar, aklınızda bulunsun elinize geçerse, boşa harcamayın...


Artan zincirlerden yeni bir tane daha..Şık oldu, albenili oldu..Artmış gibi değil, olmasa eksik olurmuş gibi oldu..

Güzel bir mekanda huzurla, neşeyle başlayan günün sonuna şıkır şıkır kolyelerle bezeli bu post iyi oldu...


3 Aralık 2014 Çarşamba

Toplu Fotoğraflar


Bugünkü fotoğraflar biraz kalabalık, toplu fotoğraflar..Sere serpe biraz da:))


Bazen iyidir kalabalıklar, yalnız olmadığını hissetmek, ısınmak biraz, gülmek, hatta kavga etmek..Ama kısa sürecekse ve kaçabileceğin, yalnız kalabileceğin bir "in"in varsa sonunda.. 


Eski peçete halkalarını da bozdum, bilezik yaptım sonunda..Kat kat takmak için koluma..Şıkır şıkır, biraz hintli, biraz deli saraylı..Ama toplu...


1 Aralık 2014 Pazartesi

Yeni Bir Yıla Girerken Yeni Bir Ay, Yeni Bir Kolye


Yıllarca, aylarca, bir gün içinde uzuun uzuun vakit geçirmeyi hayal ettiğimiz evimizde yeni bir ayı daha karşıladık bugün yeni bir yılın gelmesine çok az kala..Bu gün de diğer günler gibi evi yaşadığımız, tadını çıkardığımız günlerimizden biriydi işte..Sakin, sıcak, keyifli..


Evde değişiklikler oluyor, bizim zevklerimizde, düşüncelerimizde, hedeflerimizde değişiklikler oluyor hep, ama tek değişmeyen bu evde tattığımız ve üzerine titrediğimiz huzur..Bazen bir fincan kahvede, hele de içine biraz kakule katınca; bazen eski bir şarkıda, unutup unutup yeniden hatırladığımız; bazen zamansız açan bir gül dalında; bazen aklımdan parmaklarıma, parmaklarımdan gerçeğe uzanan bir avuç boncukla bir kolyenin zincirinde..  

Sarı ve turkuaz en çok kahverengiye yakışıyor sanki..İlk işim kahverengi bir t-shirt bulmak olsun, sonra da kolyemi taktım mı, doğruuu sokağa:)) 


26 Kasım 2014 Çarşamba

Hobilemece'de İnci Işıltıları


İyi günler, umarım herkes iyidir.Buralar soğuk, buralar yağmurlu..Ama ben soğuğu da severim, yağmura da bayılırım.

Bu havaların tek kötü tarafı fotoğraf için uygun ışığı bulmanın zorluğu..Ne yapalım, ben de fotoğraf çekmiyorum ama, ilham toplamakla geçiyor zamanım, bu ilhamla bir şeyler üretmekle, denemeler yapmakla..Bir de bolca sebze pişirmekle tabii, lahana, pırasa, karnabahar, tüm kış sebzeleri..

Biraz da süslenmeye zaman ayırmak lazım tabii..Son bir kaç yıldır üst üste kolyeler takmak çok moda, ben de evdeki eski incik boncuktan yapıyorum işte kendime bir şeyler..Metalin diğer malzemelerle birleşimi çok modern, çok şık görüntüler oluşturuyor..Tek başına son derece zarif, son derece feminen olan bu incileri biraz metalle birleştirdiğimde aradığım maskulen görünüme ulaşabiliyorum ve benim için pantolonların, kotların üzerine takılabilecek hale geliyorlar..Sanıyorum çalışırken aldığım kolyelerin bir kısmını bu şekilde elden geçirerek bile, bir sürü yeni kolyeye kavuşacağım bu yıl..

Elimdekileri değerlendirebilmek, eskilerden yeni bir şeyler yaratıp kendime hediyeler hazırlamak, ayna karşısında bu cicilerimi çeşitli gömlek ve kazaklarla kombinleyerek oyunlar oynamak..Soğuk havada evde vakit geçirmenin en güzel yolları... 



İşte bunlarla meşgulüm bu aralar, bildiğiniz gibi değil..

İlk fırsatta tekrar görüşmek üzere..

19 Kasım 2013 Salı

Kanatlılar



Yeni yıla yeni bir şeylerle girmek lazım deyip, işe bileklikle başladım. Mumlu ipe geçirilen bir kaç boncuk altı üstü..Ama melek kanatları işte, melek bir de yanında, nazara karşı kocaman bir nazar boncuğu, şans için bir mavi boncuk, bir de kız pembesi... 

Yani meleklerimden üzerimde de taşıyacağım bu yıl, sonuçları yıl sonuna paylaşırım, 2014 sonunda yani...

Bu arada, evde kanatlarla ve kanatlılarla uğraşan tek ben değilim, biliyorsunuzdur. Ama benimkiler ne kadar kısaysa, onun çalışmaları o kadar uzun, ayları bulan, ince ince işler..Birleştirmeler, hava tabancası ile ince ince boyamalar, zımparalamalar, iç kısımda kaldığı için hiç görünmeyen o kokpitteki her bir göstergenin bile ne çok detayı var, Allahım, inanılmaz..Evet, Levent de maketlerinden birini daha tamamladı, P 40 Tomahawk. Gidip gelip onu seyrediyorum bu aralar, kutudan gri gri çıktığı gün dün gibi gözümün önünde, ama ustasının ellerinde neler oldu, baksanıza...   

Biz kanatlandık uçuyoruz bu aralar, bizi tutabilene aşk olsun, bizi semada gören dilek tutsun :))


28 Ocak 2013 Pazartesi

Keçe Broş


Bu bebek suratlı broşlardan ben de yaptım sonunda, dayanamadım. Bilmiyorum, o kadar güzel oldu mu ama, benim çok hoşuma gitti sonuç..Bunları biliyorsunuz değil mi? Sevgili Hazeldesign yapar aslında bunları, onun harikaları için blogu burada

Ben de onun gibi keçeden kestiğim parçalarla bu hanım kızı oluşturdum, Sonra da iğne oyası bir çiçeğe kondurdum.

PC283544

Arkasına da bir kıskaç yapıştırdım, ister toka olarak kullanılır, ister ceket yakasına, ister fular kenarına..

PC283542

Kutusundan gülümsüyor işte bu hanım kız, göz mü kırptı ne?:))

23 Ocak 2013 Çarşamba

Siyah Yapraklı Kolye


Uzun zamandır ihmal etmiştim takı işlerini, bu aralar pek sallanan şeylere gelemiyorum nedense, oysa ne çok severim salkım saçak kolyeleri sallandırmayı boynumdan aşağı, özellikle de kış aylarında boğazlı kazak üstüne...Dükkan açsam, bir süre dışarıdan mal almama gerek kalmaz, o kadar çoktur kolyelerim, küpelerim eskiden çoktu, vedalaştım bir kısmı ile, ama kolyelerim duruyorlar işte, koleksiyon gibi.. Hep diyorum ya, insanın her 10 yılı farklı trendlerle geliyor, işte benim bu 10 yılım da böyle galiba...

Ama işte heves ettim, belki eski günlerin hatırına dedim, bu kolyeyi yapıverdim. Yaprakları fimo hamurundan. Hamurları yoğurdum, oklavayla incecik açtım, yaprak gibi kestim, bıçağın ucuyla damarlar yaptım, uçlarına birer de metal halka sapladım, fırında pişirdim.

PC263534

Bu arada tabii, gerçek yaprak gibi kıvrımlı durması için tahta bir kaşığın sapına dayayarak/dolayarak verdim fırına...

PC263533

Sonrası zaten çocuk oyuncağı, evdeki bir zincire siyah boncuklarla birlikte yapraklarımı geçirdim, en ucuna da, metal bir aparata eklenmiş kurdeleden bir kırmızı gül..

Gri bir boğazlı kazağın üstüne hayal ettim bu kolyeyi, ya da beyaz..Beyaz beni artık şişman gösteriyor (ben şişmanlamadım yoksa, kesinlikle...), bu kolyedeki siyah yapraklar zayıf gösterir mi acaba?? :)

27 Nisan 2012 Cuma

Bilezik Süsleme


E, anlattım ya, bir şeyler oldu diye.. İşte süsleme/süslenme salgınından bu bilezik de aldı nasibini. Ben ortaokul ya da lisedeydim ağabeycim bunu bana aldığında. Üzerinden yıllaaar, geçti, o da yıllar içinde olgunlaştı, farklı bir tat vermeye başladı, ama biraz yenilik de şart.


Üzerine yapıştırdığım bir parça dantelle, işte tam da yazlık oldu bileziğim. Bu yılın dallı güllü çiçekli elbiselerine (benim için tunik daha doğru olacak, elbise ile çok rahat edemeyenlerdenim) de çook uygun.


Buradan herkesi davet ediyorum, eski takılarınıza ekleyeceğiniz bir parça dantel, hem onlarda hem de sizde çok şey değiştirecek, göreceksiniz.

13 Eylül 2011 Salı

Denizci Kolye


Internette bir yerlerde görmüştüm bu kolyeyi, yaz için kendime de bir tane yapmasam çatlardım :) Beyaz, kırmızı ve mavi kolye iplerini birarada saç örgüsü yaptım. Uçlarına da mavi ve kırmızı boncuklar geçirdim. En uçlara da bir metal bir çıpa ve balık ekledim. Atkı gibi boyuna dolanarak kullanılıyor ve kot üstüne beyaz t-shirt ikilisiyle çoook şık duruyor.

9 Eylül 2011 Cuma

Tuniğime Uygun Kolye


Tuniğim beklediğimden de başarılı olunca gaza geldim, duramadım. Gittim tuniğimin renklerinde turkuaz, kahverengi ve transparan fimo hamurları ve biraz da tuniğin yakasındaki bordürdeki bakır parıltılara uygun bakır rengi sim aldım. Hamurlardan parçalar koparıp karışık renkli, kendinden çizgili, mermer desenli hamurlar oluşturana kadar birlikte yoğurdum. Biraz da sim katıp, ayrı ayrı boncuklar yapıp kürdanlara sapladım ve fırında pişirdim. Vernikleyip, lastik misina ve sarı zincirlere geçirdim. Tuniğimin renginde, kahve üzerinde turkuaz çizgileri olan, bakır simleri parıldayan kolyem de hazır oldu.  

16 Ağustos 2011 Salı

İlk Kolyem


Kendime yaptığım ilk kolyem. Lastik misinaya geçirilen boncukların ortasına halkalı çivilerle bir kaç boncuk, bir kaç da metal parça ekleyip, ense kısmına da metal zincir geçirince, kolyemiz tamam. Üzeri hafif desenli kahverengi taş boncuklarına bayıldım, kahve ve krem tonlarını çok sevdiğimden gardrobumdaki herşeye uyabilecek bir kolye oldu.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...