6 Ocak 2014 Pazartesi

World's Best Cupcakes


Çok da yalan değil, bizim küçük dünyamızın, en çekirdek ailemizin en güzel cupcakelerini ben pişiriyorum, benden başka pişiren de yok aslında biliyorsunuz..



Şöyle hamur kabartmalı, çatlatmalı bir şeyli bir peçetelik yapayım, evdeki peçeteliklerime peçetelik eklensin dedim. Daha doğrusu cupcake ikramlarımı, onlara yakışır bir şeyle süsleyeyim istedim.

Hamur kabartma keklerin altındaki pasta kağıdını da, gerçek pasta kağıdından yaptım, hoş olmuş mu? 



Renkleri de çok hoşuma gitti, yaparken de sevdim, kullanırken de...Hele bir de resimdeki renklere boyadığım minik cupcake düğmelerle son dokunuşumu yapınca, tamamdır dedim, geçtim karşısına, bir yandan keklerimden yedim, bir yandan seyrettim.. 

Bir ara anlatayım nasıl yaptığımı da..Yeni yılda ilk defa bir şey boyamak isteyenlere için, bir acemiden notlar olsun..Ustaların, hocaların yanında fazlaca cesur bir hareket olacak belki ama, olsun, yek bir insan bile cesaretini toplayıp da evine bir güzellik katabilirse bu sayede, tamamdır, başka da niyetim yok zaten...İyi niyetliyim :))


3 Ocak 2014 Cuma

Fondaki Müzik


Bazen her yer çok sessiz geliyor...Aynı filmlerdeki gibi fonda bir müzik bekliyor insan, şöyle bir kulak kabartıyor. Duyamazsa? Duyamazsa da dert değil, hemen başlıyorum ben içimden mırıldanmaya, sözlerini biliyorsam o kötü sesimle kendime bildiğim-bilmediğim en güzel şarkıları söylemeye... Şu iskelenin ardındaki birazdan yağacak yağmuru getirecek gri bulutlara bakıyorum, başlıyorum "meelancolieee"

Fonda müzik olmalı, olmadan olmuyor...Sabahları tam da yataktan doğrulurken, göz kapakları ile savaş verirken uyanabilmek için  Barış Manço seslenmeli "bugün bayram, erken kalkın çocuklar"..Sağlıkla uyandığımız her gün bayram değil mi zaten? 

Sonra, dönüp bakıyorsun sevdiğine, o sabah da seninle uyandığına için minnettar seyrederken yüzünü, kapalı göz kapaklarını, müzik başlamalı tekrar, "you wake up, suddenly you're in loveee"..Ve "çay"la başlayan o günlük işlere koyulurken "aaahhh, bu hayaat çekilmez, sevdan olmasaaa"...

Doktor randevularında "hastane önünde incir ağacı", hele de akşam saatlerindeyse "akşam güneeşiii"..Daha da duygusallaşırsak, "teaarrs in heavveennn"..

En şık giysilerle akşam yemeğine hazırlanırken "lady in reeeeedd" ve tabii "everything I doooo, I do it for youuuu". 

Evet evet, fonda müzik olmadan olmuyor, ya birileri bir şeyler çalsın ya da biz kalbimizdeki müziği çalıp, dinleyelim..Ama müziksiz olmuyor, eksik kalıyor sanki hep bir şeyler..Söylenmemiş kalıyor, anlatılmadan unutulmuş, açıklanmadan bırakılmış....


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...