Dilerim ki, tesadüfen bu sayfalara ulaşanlar, buradan ilham alsınlar, vakitsizlik, iş hayatının yoğun temposu gibi her şeyin aslında bahane olduğunun, önemli olan tek şeyin içimizdeki yaşama isteğinin alev alev yanmaya devam etmesi olduğunun farkına varsınlar. Hayatın her akşam dizilerde yaşanan hayatları camın arkasından takip ederek harcanacak kadar uzun olmadığının, hayatın keyfini çıkarmak için pasif izleyici değil, aktif katılımcı olmak gerektiğini bir kez daha hatırlasınlar.
Son olarak, ürettiklerim gibi, bu sayfalar da bir imza olarak kalsın ben giderken bir gün arkamda. Kumsala vuran dalgaların geri çekilirken kumlarda bıraktığı tuzlu nemi gibi...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Ne dersiniz?